TEKSTİLLERİN ÇEVREYE ETKİSİ


Tarafından | 23 Haziran 2017

Tekstilde Kirlilik Kaynakları

Tekstil endüstrisi kompleks bir endüstridir. Liflerin, ipliklerin veya kumaşların üretim, boyama, terbiye işlemleri ve dağıtımı, büyük, komplike, pahalı makinelerin ve çeşitli kimyasal maddelerin yardımı ile gerçekleştirilmektedir. Tekstil materyalleri ve çevre arasındaki etkileşim, iki ayrı unsurun oluşturduğu karmaşık bir durumdur.

Birincisi, çevrenin tekstil mamulünün özellikleri üzerinde sebep olabildiği, genellikle bozuşma olarak nitelendirilen, değişim etkisidir.

İkincisi, tekstillerin üretimlerinin veya kullanımlarının çevreye zararlı etkisidir ki, genellikle olumsuz açıdan kirletme olarak nitelendirilir.

Sorun, bu kirlilikten sorumlu materyallerin kontrolünü sağlamaktaki zorluktadır. İhtiyaç duyulan ürünleri üretmek için yapılan çabaların sonucunda, istenmeyen gürültü düzeyleri ve görüntü kirliliği oluşumu kadar, kirliliklerin havaya, suya veya toprağa dağılması da söz konusu olmaktadır.

Bacalı Tekstilde karbon salınımı

Çevre Üzerindeki Etkileri

Tüm modern endüstrilerde olduğu gibi, tekstil üreticileri tarafından çevreye bırakılan maddeler de genellikle zararsız değildir ve eğer konsantrasyonları güvenli sınırlar üstünde ise, geniş kapsamlı etkilerinin olma olasılığı büyüktür. En ciddi kaygı, kimyasal kirleticilerin doğal çevreye hava, su veya toprak yoluyla deşarjı hususunda duyulmaktadır.

Tekstil üretimi sırasında atılan bir çok malzemenin doğaya tahmin edilmeyecek derecede büyük zararı olabileceği genellikle kabul edilmektedir. Balıklar toksinleri yiyebilir, hatta toksinler balıkları öldürebilir ve kuşlar kısırlaşabilirler. Küçük canlılar bütün bu tehlikeleri ölmeden atlatabilseler bile, vücutlarındaki potansiyel zararlı maddeler besin zinciri yolu ile insanlara geçebilir. Netice olarak, son tüketici olan insanlar da, diğer türlerde görülen değişmiş genetik yapı, kısırlık veya deforme doğumlar gibi etkiler oluşturabilecek yüksek dozda toksinlere maruz kalmaktadır.

Geri dönüştürülebilir tekstiller

Çevre Zararlarının Azaltılması

Ekolojik koruma için ortaya konan fikirler, esas olarak dört sınıfa ayrılabilirler. Bunlar, sırasıyla kaynak tüketiminin azaltılması anlamında geri kazanımın adaptasyonu, çevre dostu lifler veya diğer materyallerin kullanımı, oluşan kirlilik miktarının azaltılması ve kirlilik oluştuktan sonra, uzaklaştırmak için metotların geliştirilmesi şeklindedir.

Ekolojik kriterler dünyanın her yerinde müşteri tercihlerinde artan şekilde kabul gördüğünden ve “yeşil” ürünler için daha yüksek fiyat talep edildiğinden, çevre-dostu tekstil üretimi global bir meydan okuma olarak sunulmaktadır. Tekstil endüstrisinin başlangıçta, çevresel düzenlemelere karşı koyması yüksek maliyet nedeniyle olmuştur. Fakat, yine de kaynak tüketiminin ve atıkların azaltılması için çok çalışma yapılmıştır. Günümüzde üreticiler, artık atıkları azaltmanın, çevresel yarar sağladığı kadar, kendilerine parasal olarak da yarar sağlayabileceğini keşfetmişlerdir.

Tüm azaltma çalışmalarına rağmen, çevre tahribatı halen devam etmektedir. Zarar durumu, yeni enerji kaynaklarının geliştirilmesiyle iyileştirilemez veya önlenemez, bu nedenle gezegen üzerindeki aktivitelerin etkisinin, sadece tüketimi kısarak veya eşyaları yeniden kullanarak azaltılabileceği gerçeğini cesaretle karşılamak zorundayız. Bu yaklaşım çerçevesinde, teknik tekstillerin kullanım ömrünü arttırmak için yapılan girişimler, bizi “güvenli olduğu noktaya kadar eskisini kullanmaya devam etmek” sonucuna ulaştırmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir