CERRAHİ İPLİK NEDEN YAPILIR


Tarafından | 4 Mayıs 2017

Cerrahi İpliklerim Tanımı ve Kullanım Amacı

Bir ameliyat ipliği, cerrahi sebepler yüzünden açılan veya tesadüfen kesilen vücut dokularını, yaranın iyileşmesini sağlanıncaya kadar birbirine yaklaştırmak, protezleri dokulara birleştirmek, kanamayı veya diğer akışkan sızıntıları önlemek amacıyla kan damarlarını veya kanal gibi ayrılmış boru şeklindeki yapıların uçlarını bağlamak için kullanılan doğal veya sentetik orijinli, steril cerrahi dikiş malzemesidir.

Yaralı bir dokuda ameliyat ipliği kullanmanın temel amacı; dokunun mekanik destek olmadan normal gerilim kuvvetlerine karşı koymaya yetecek mukavemete ulaşıncaya kadar, yara dudaklarını karşılıklı tutmaktır . Bu noktanın ötesinde ameliyat iplikleri faydalı bir amaca hizmet etmez ve tahriş ve enfeksiyon kaynağı olarak görev yapar.

Yarayı tutan bir ameliyat ipliğindeki bozunuma rağmen, cerrahi müdahalenin ilk anı ile yaranın tamamen iyileştiği zamana kadar geçen süre içindeki herhangi bir anda ameliyat ipliğinin ve dokunun toplam mukavemeti en az dokunun yarasız mukavemetine eşit olmalıdır. Ameliyat ipliğinin biyolojik ortamdaki bozunum zamanı, dokunun iyileşmiş haldeki mukavemetinin yaralanmadan önceki mukavemetine ulaşmasına yetecek kadar uzun olmalıdır. Ameliyat ipliği eğer çok zayıfsa, iyileşmeyi sağlamaya yetecek kadar uzun yarayı tutamaz ve eğer çok güçlüyse, dokuyu bir uçtan bir uca kesebilir . Uygun ameliyat ipliğinin seçilebilmesi için yara iyileşmesi sırasındaki hücresel, fizyolojik ve biyokimyasal olayları içeren dinamik süreç ve bunu etkileyen faktörlerle birlikte ameliyat ipliklerinin yapısal özellikleri iyi bilinmelidir

Ameliyat iğnesi

Ameliyat İpliklerinin Tarihçesi

Ameliyat iplikleri 4000 yıldan beri cerrahlar tarafından kullanılmaktadır . M.Ö.2000 yıllarından kalma tıbbi yazılar, bağlamak ve dikmek amacıyla tel ve sinir kullanıldığına dair ifadeler içermektedir (Anonim 1995). Yaraların kapatılması için pek çok eski kültürde ilginç metotlar denenmiştir. Örneğin, Güney Amerika Kızılderilileri, savaş karıncalarının kafalarını bir kerpeten gibi kullanmışlardır. Yunanlılar, bilenmiş kemikler halinde at kuyruğunun kıllarından faydalanmışlardır

Ameliyat ipliklerinin tarihi gelişim süreci iki döneme ayrılabilir. İlk dönemin başlangıcı 4000 yıl öncesine dayanmaktadır. Mısır tıbbına göre; 1862’de Edwin Smith, Thebes’de bir cerrahi papirüs bulmuştur. Bu papirüste; dikişten, yara kenarlarının yaklaşımı için en çok keten ameliyat iplikleri kullanıldığından, ve daha önce de kollajen ve organik lif kökenli malzemeler kullanıldığından, ayrıca kuru bağırsak, kuru tendon, at kılı, hayvan derisi şeritleri, kadın saçı, ağaç kabuğu liflerinin de kullanıldığından bahsedilmiştir

1930’a kadar kullanılan ameliyat ipliği materyalleri genelde katgüt ve ipek, az miktarda keten ve pamuk olmuştur. Sentetik lifler, II. Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında 1941’de Naylon ile başlayarak kullanıma girmiştir. Ardından polyesterler, poliakrilonitriller, poliolefinler az veya çok başarı ile kullanılmışlardır. Bu zaman diliminin karakteristiği, cerrahi operasyonlarda kullanılan liflerin o dönemde popüler hale gelmiş lifler olmasıdır. Yani, cerrahi prosedürde kullanılması amacıyla bir materyal dizayn edilmemiş veya geliştirilmemiştir. Piyasada çeşitli fiziksel ve biyolojik özelliklerde çok sayıda mevcut olan ameliyat ipliği materyali ilk önce tekstil pazarında ortaya çıkmış daha sonra cerrahi amaçlarla kullanılmıştır.

Ameliyat İplik Tipleri

Absorbe Olan Ameliyat İplikleri

Gerilme mukavemetlerini 60 günlük zaman içinde kaybeden ve bozularak yok olan ameliyat iplikleri bu sınıfa girer. Absorbe olan ameliyat iplikleri, katgüt’ü çevreleyen polimorfonükleer lökositler içinde bulunan kompleks maddeler olan proteolitik doku enzimlerinin serbest kalması ile sindirilir veya sentetiklerde olduğu gibi, ya akciğer yada böbrekten salgılanan doku sıvılarınca hidrolize edilirler. Enzimatik etki ile kıyaslandığında hidralizasyon daha az doku reaksiyonuna neden olur

  • Katgül, Adını eski Mısır Araplarının “Kit” adını verdikleri bir kemandan almıştır. Cerrahi bağırsak olarak adlandırılan bu absorbe olan doğal ürün, koyun bağırsağının mukoza altı gözenekli dokusundan veya sığırın seroz zarından elde edilir. Özel bir itina ile temizlenen ve yağı alınan bağ dokusu parçaları, istenilen kalınlığı verecek şekilde yeniden birleştirilir, bükülür ve kurutulur.

  • Kollojen Dikiş İpliği, Sığırın fleksör kirişinden elde edilen doğal, absorbe edilebilen, bükümlü, multifilament bir malzemedir. Görünüş olarak cerrahi katgüte benzer. Düz veya kromik olabilir. Özellikle göz cerrahisinde bu dikiş malzemeleri asgari doku tepkisi yaratır. Absorbe edilme yeknesaklığına ve iyi düğüm atma yeteneğine sahiptir
  • Poliglaktik Asit – Poliglaktin (Vicryl): Laktik ile glikolid’in bir kopolimeridir. İçeriğini oluşturan maddeler glikolik asit ve laktik asitten üretilmektedir. Her ikisi de doğal metabolik maddelerdir. Bütün sentetik absorbe olan ameliyat iplikleri 98 gibi hidrolizle bozulur. Laktidin su itici özelliği, suyun ameliyat ipliği filamentleri içine girmesini yavaşlatır. Böylece,enzimatik sindirime maruz kalan doğal absorbe olan ameliyat ipekliklerine kıyasla, biyolojik ortamda gerilme mukavemet kaybı oranı azalır.
  • Poliglikolik Asit (PGA): 1970 yılında piyasaya sürülen glikolik asitin bir homopolimeri olan bu tip, geçerli ilk sentetik absorbe olan ameliyat ipliğidir. Katgüt’e kıyasla gecikmiş absorbsiyonu ve azalmış doku reaksiyonuna ilaveten iyi gerilme ve düğüm mukavemetlerine sahiptir. Kromik katgüte benzer absorbsiyonu ve poliestere benzer mukavemet ve düğüm emniyeti gösterir.
  • Polidioksanon (PDS): Poliester Pdioksanon’dan üretilen sentetik ameliyat ipliğidir. Absorbe olan diğer ameliyat ipliklerine göre yaraların daha uzun süre kapatılması amacı ile üretilmiştir. Biyolojik ortamda arttırılmış gerilme mukavemetine sahiptir ve hidroliz yolu ile çok yavaş absorbe olur. Çok az reaksiyon verir. Bu nedenle, yara gerilme mukavemetinin uzun sürede kazanıldığı dokularda faydalıdır
  • Polimetilen Karbonat: Bu sentetik monoflament, Polidioksanon’un gerilme mukavemetini iyi koruma özelliği ile gelişmiş kullanım özelliklerini birleştirmek için üretilmiştir. Uzun bir zaman yara desteği sağlar. 14. günde ortalama gerilme mukavemetinin %81’ini, 28. günde %59’nu ve 42. günde %30’nu korur. Hidroliz ile tamamlanan absorbsiyonu 180-210 gün arasında gerçekleşir
  • Poliglekaplon 25: Bu monofilament ameliyat ipliği, kolay kullanım ve bağlama için üstün eğilip bükülme yeteneği sunar. Doku içinde hemen hemen inert bir davranış gösterir. Cerrah, ameliyattan iki hafta sonra azalan yüksek bir başlangıç gerilme mukavemeti gerektiren prosedürler için poliglekapron 25 ameliyat ipliklerini tercih eder.

Absorbe Olmayan Ameliyat İplikleri

Absorbe olmayan ameliyat iplikleri, cerrahi prosedürlerin geliştirilmesinde önemli bir rol oynamıştır. Bunlar, mukavemetlerini 60 günden daha fazla koruyabilen ameliyat iplikleridir ve canlı dokunun bozulma mekanizmalarına dayanan flamentli materyal olarak tanımlanırlar. Canlı dokuda, enzimler tarafından sindirilmeye etkili bir şekilde karşı koyarlar. Absorbe olmayan ameliyat iplikleri, kütle kaybı olmadan fiziksel özeliklerini biraz kaybederek vücut içinde kalırlar. Buna rağmen belli tipleri uzun bir zaman periyodunda vücut içinde bozulur. Materyal, sindirilmek yerine kapsül içine alınmış veya çevrilmiştir. İyileşen doku ameliyat ipliği etrafında gelişir. Bu şekilde dokunun içine gömüldükleri zaman genellikle oldukları yerde kalırlar. Derinin kapatılması için kullanıldıklarında iyileşme sağlandıktan sonra alınmalıdırlar

  • İpek: En yaygın kullanıma sahip ameliyat ipliğidir. Bombyx Mori ipek böceği kozasından elde edilen doğal protein filamentlerinden elde edilir. İpek ameliyat ipliği braid form halinde üretilmeden önce yapısında bulunan 2 protein maddesinden biri olan yapışkan özelliğe sahip serisin kısmı uzaklaştırılır. Bu işlem, ameliyat ipliğinin niteliğini önemli ölçüde geliştiren daha sıkı bir örme (braid) yapıya izin verir.
  • Poliamid: Poliamid ilk sentetik ameliyat ipliğidir. Ameliyat ipliği olarak poliamid 6 ve poliamid 6,6 kullanılmaktadır. Monofilament ve braid olmak üzere 2 ayrı yapıda üretilir. Monofilament olarak cerrahide en fazla kullanılan absorbe olmayan ameliyat ipliğidir. Yüksek gerilme mukavemeti mükemmel elastik özelliği, minimum doku reaksiyonu ile tanınır.
  • Polipropilen: Polipropilen, absorbe olmasına izin vermeyen veya çok az izin veren lineer bir hidrokarbon kristalin polimerin izotaktik izomeridir. Monofilament yapıda kullanılan yumuşak bir malzemedir. Kimyasal yapısı itibari ile oldukça inert bir ameliyat ipliğidir. Doku enzimleri tarafından zayıflatılmadan yıllarca biyolojik ortamda mukavemetini korur. Dokuya yapışmayan çok kaygan bir yüzeye sahiptir.
  • Poliester: Poliester ameliyat iplikleri, yapısındaki aromatik zincirden dolayı, poliamid ve polipropilen ameliyat ipliklerinden daha rijittir. Monofilament ve multifilament formda üretilir. Braid Poliester ameliyat iplikleri, monofilamentlerle aynı yüksek gerilme mukavemeti ve düşük doku reaksiyonuna ilaveten, gelişmiş kullanım özellikleri ve düğüm emniyeti sağlamak için üretilmiştir.
  • Paslanmaz Çelik Tel: Hem monofilament hem de bükümlü yapıda üretilen paslanmaz çelik ameliyat iplikleri, yüksek gerilme mukavemetine ve doku içinde hareketsizliği nedeniyle düşük doku reaksiyonuna sahiptir. Dokuda parçalanmadığı için gerilme mukavemeti kaybı çok azdır. Kullanım zorluğu, geç parçalanması ve dokuyu kesme ihtimali dezavantajları arasında sayılabilir. Çok sıkı bağlanmışsa dokuyu çekebilir, hatta yırtabilir.

İdeal Dikiş Malzemesinin Özellikleri

  •  Bükülebilir olmalı ve elle kullanımda rahatlık sağlamalı
  •  Düğüm güvenliği olmalı
  •  Steril edilebilmeli
  •  Uygun elastikiyette olmalı
  •  Reaksiyona neden olmamalı
  •  Yara iyileşmesine karşı yeterli gerilme direnci sağlamalı
  •  Alerjik olmamalı
  •  Ucuz olmalı
  •  Kimyasal yapısı mikroorganizma yıkımına karşı dirençli olmalıdır.

Dikiş Malzemesi olarak Tekstil vb. Ürünlerden Yapılan İplikler;

  •  Doğal yapıda olan / olmayan
  •  Monoflaman / multiflaman
  •  Emilebilir / emilemez
  •  Sentetik yapıda olan / olmayan şeklinde dört ana sınıfta değerlendirilir.

Dikiş ipliklerinin tarihsel değişim ve gelişimini de yansıtan bu sıralama temelinde değerlendirildiğinde süreç üç dönemde incelenebilir. Yazılı tarihin başlangıcına kadar giden ilk dönem modern cerrahide bir devrim olan anestezi, asepsi ve antisepsinin 1860’lardaki keşfi ile başlayan ikinci dönem ile sona erer. Bu dönemde 1930-1950’li yıllarda tekstildeki gelişmelerin tıbba yansımasıyla yerini üçüncü dönem yeniliklere bırakır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir