DOKUMA MAKİNESİ İCADI

Tarafından | 20 Mart 2017

İlk dokuma makineleri, özelikle İngiltere gibi bir tarım ülkesini hızla sanayi toplumu yapıverdi. Köylerde oturan yüzbinlerce insan, kentlere koşmuştu. Yeni fabrikalar güvenli bir gündelik ve yeni yeni yaşam koşulları sağlıyordu. Kuzeyin soğuk İklimi için pek Önemli sayılan yün bükmek ve dokumacılık dalında o yıllara kadar köylerde çıkrıklar ve el dokuma tezgâhları kullanılıyordu. Bu yoldan elde edilen kumaşlar gerçi pahalı satılıyordu ama, çalışan kadın ve erkeklerin kazancı yine de pek az oluyordu. Yaşamları sonuna dek büyük bir yoksulluk içinde geçiyordu. Üretimin önemli artışıyla bu gibilerin yaşam koşullarında bir düzelme olabilirdi.

1606’da Fransız C.Dangon birtakım makara hareketleriyle mekiklerin otamatik çalışmasını ilk kez sağlamıştı. 1725’te Basile Bouchon ,Dangon’un buluşunu geliştirerek geniş desenli dokumalar elde edilmesinin sağladı.1728’de  Jean-Babtiste Falcon, dekoratif desenler elde eden bir gelişmenin sahibi olmuştur.
1764 yılında İngiliz Hargreaves mekanik olan insan gücüyle çalışan bir iplik eğirme bükme çıkrığı  icat etti.
1769’da İngiliz Sir Richard Arkwright su gücüyle çalışan tarama ve eğirme sistemini  imal etti.Bu makine dokuma makinaları için yeterli ipliğin temininde bir aşamaydı.

Basile Boucan’ın 1725’te imal ettiği dokuma tezgahı

Yeni kullanılmaya başlanan dokuma makineleriyle bütün bu sınırlandırmalar ve engeller ortadan kalkacak ve eski tür “eve iş alma”, yerini yığınla yapıma dayanan modern sanayie bırakacaktı. Lancashire’li yoksul bir saatçi John Kay, 1733′te bulduğu Uçan mekikte denilen “Çabuk mekikler”le öncülük etti; dokuma, tezgâhının her iki yanına yerleştirdiği savak kutularındaki mekikler, o güne dek elle çalıştırılan mekiklerin yerini alıyordu. Bu mekikler mekanik olarak bir o yana, bir bu yana gidip gelmekle el gücünden çok daha hızlı çalışıyordu. Dokumacılar bu yeni aygıt sayesinde daha hızlı iş çıkarmakla kalmıyor, şimdiye kadar dokuduklarının bir katı daha genişlikte kumaş dokuyabiliyorlardı.

İlk mekanik dokuma tezgahı ,1785’te İngiliz mucit Edmund Cartwright tarafından gerçekleştirilmiştir.1786 yılında R.Miller tarafından geliştirilen dokuma tezgahı ,bugünkü makineleşmiş dokumacılığın çıkış noktası oldu.
1804’te Joseph Marie Jacquard tarfından broşlu kumaş dokuma tezgahı geliştirildi.
1822’de ,İngiliz E.Roberts,kısa sürede tüm Avrupa’da benimsenen otamatik bir dokuma tezgahı geliştirdi.Daha sonra birçok tekniksiyen ve üretici bu makineyi daha da geliştirdiler.

XIX. yüzyılda genç bir Amerikalının Yale Üniversitesini bitirir bitirmez bulduğu makine İse, Amerikan pamuklu dokumacılığında ve pamuk işletmekle bir dönüm noktası oldu. Eli Whitney adlı genç Amerikalının ,pamuk işleme makinesi,liflerin çekirdeğini ayıklıyordu. O günlerde bu iş (Birleşik) Amerika’nın güneyinde zenci kölelerce ve elle yapılıyordu. Bu makine o tarihlerde Amerikan ekonomisine büyük olanaklar getirdi ve pamuk ürünü, ülke zenginliğini sağladı. James Watt 1800 yılında ve 64 yaşında işi bıraktığı sıralar bütün Avrupa’da (hatta. Birleşik Amerika’da) onun buluşu olan buharlı dokuma makineleri kullanılmaktaydı. İnsanlık tarihinde ilk kez yakıt kullanılmaya da başlanmıştı. Sonuçlar çok olumluydu; Özellikle İngiltere için. Buhar makinesinin bir ingiliz buluşu olmasından kaynaklanmıyordu bu. İngiltere’de kömür yatakları çok boldu. Bir sömürgeler İmparatorluğu olarak hızla gelişen ülke, bitip tükenmez hammadde kaynaklarına ve yerli halkın çok ucuz işgücüne de sahipti. Sanayileşme iki ya da üç kuşak gibi kısa bir sürede bütün ülkenin yasama düzenini temelinden değiştirmişti. Geçimi tarıma bağlı bir ulus, ekmeğini fabrikadan sallayan bir halk olmuştu. Toprak sahiplerinin gücü yavaş yavaş azalmış, sanayi mallan yapımcıları ve satıcıları olarak ortaya çıkan orta kesim ve zenginleşip ilgi kapanmıştı.

1890’da Amerilkalı J.H.Northrop ,otomatik dokuma tezgahını biraz daha geliştirerek bugünkü tekstil sanayinde kullanılan makinaların atası sayılan makinayı üretti.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir