ORGANİK TEKSTİLİN ÖNEMİ


Tarafından | 5 Haziran 2017

Organik Tekstil ile Sağlıklı Yaşam

Organik gıdalardan sonra organik tekstil ürünlerinin hızla yaygınlaşmasında, gelecek kuşakları da düşünen sürdürülebilir üretim akımı yanında, sağlıklı ve güvenli giyinme konusunda artan tüketici bilincinin etkisi büyüktür. Organik tekstil ürünleri önce özellikle bebek olmak üzere çocuk kıyafetlerinde, daha sonra bayan ve son olarak da erkek giyiminde tercih edilmeye başlanmıştır. Ev tekstili, sağlık ve kişisel bakım ürünlerinde de dikkate değer bir kullanım söz konusudur. Japonya, ABD ve Batı Avrupa’da birçok mağazada organik tekstil ürünleri satılmaktadır. İnternet üzerinden yapılan organik tekstil satışları da yaygınlaşmıştır. Ülkemizde tüketici ilgisi henüz gelişmiş ülkeler kadar olmamakla beraber, son yıllarda bir organik tekstil pazarının oluştuğu görülmektedir. Organik tekstil ürünleri daha pahalı olmasına rağmen tercih edilebilmektedir.

Organik tekstiller, organik olarak yetiştirilmiş ham maddelerden (liflerden), zararlı kimyasallar ve boyalar kullanmaksızın, çevreye ve çalışanlara saygılı şekilde üretilen tekstil ürünleridir. Bir tekstil ürününün organik olduğunun göstergesi, uluslararası kabul gören bir organik tekstil standardına göre üretilmiş olduğuna dair etikettir. Organik tekstil üretimi için öncelikle tekstilde kullanılan doğal lif hammaddelerinin organik tarım kurallarına göre üretilen sertifikalı lifler olması gerekir. Genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) içermeyen tohum ve ırklardan, sentetik ilaç ve hormon kullanmaksızın, tamamen doğal yöntemlerle; çalışanlara saygılı, çevreyi ve hayvanları koruyarak yetiştirilen organik lifler kullanılmalıdır. Bu yönüyle organik tekstil üretimi, organik lif tarımının devamı niteliğindedir ve organik lif tarımını tamamlayan, destekleyen bir süreçtir.

Organik tekstillerin kapsamı ekolojik tekstillerden geniştir. (Oekotex Standard 100 gibi) bazı ekolojik tekstillerde ürünün üzerinde zararlı kimyasal/ kalıntı bulunmaması yeterlidir; bazılarında buna ek olarak ekolojik yöntemlerle üretilme şartı vardır. Buna karşılık organik tekstil üretimi, kullanılan hammaddenin organik tarımla yetiştirilmiş olmasından başlayarak, tüm üretim, depolama ve dağıtım süreçlerini de içine alacak şekilde ekolojik ve sosyal kriterleri kapsamaktadır.

Organik Tekstillerde Kullanılan Lifler

Organik tekstil denilince ilk akla gelen organik pamuk ve dolayısıyla pamuklu organik tekstiller olmaktadır. Bunda, pamuğun ilk organik tarımı yapılan ve en fazla üretilen doğal lif olmasının etkisi vardır. Maalesef, doğal ve sağlıklı bir lif olarak bilinen pamuğun konvansiyonel tarımı dünyanın en zehirli ve tahripkar tarımıdır. Öyle ki, dünyadaki tarım alanlarının yaklaşık %2.4’ünde pamuk ekimi yapıldığı halde, tarımda kullanılan böcek ilaçlarının (insektisid) %16’sı pamuk tarımında kullanılmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde ise tarım ilaçlarının (pestisid) %50’sinin pamuk tarımında tüketildiği tahmin edilmektedir. Bunlar özellikle tarım çalışanları için ciddi sağlık riskleri taşıyan ve ekosistem için de son derece zararlı ilaçlardır. Dolayısıyla, pamuğun organik olarak yetiştirilmesi diğer lif bitkilerine göre daha büyük bir önem arz etmektedir. Organik tarımla yetiştirilen ilk lif bitkisinin pamuk, ilk organik tekstillerin de bunlardan üretilen pamuklu ürünler olmasının nedeni budur.

Organik olarak yetiştirilen keten, kenevir, jüt ve diğer bitkisel lifler ile; yün ve ipek gibi hayvansal liflerden de organik tekstil ürünleri üretilmektedir. Ancak, bunların miktarı organik pamuk ürünlerine göre son derece düşük kalmaktadır.

Son yıllarda piyasada “organik bambu” olarak satılan ürünler de bulunmakla beraber, bu gerçekçi değildir. Zira, bambu lifleri doğrudan elde edilen doğal lifler değil; bambu bitkisinden elde edilen selüloz hammaddesinden üretilmiş rejenere selüloz esaslı yapay bir liftir. Üretiminde organik olarak yetişen bambu bitkileri kullanılmış olsa bile, lif üretiminde kullanılan kimyasal reaksiyonlar ve maddeler nedeniyle organik kabul etmek uygun değildir.

Organik Tekstil Standartları

Tüketiciye satın aldığı organik tekstil ürününün güvenilirliğini belgelemek ve organik olduğunu belgelemek amacıyla, organik tekstil işleme alanındaki başlıca standart birliklerinin ortak çalışmasıyla çıkarılan ve uluslararası kabul gören ilk standart, 2005’te yayınlanan, 2008, 2011 ve 2014’de revize edilen Global Organic Textile Standards (GOTS)’tır. En yaygın organik tekstil standardı olan GOTS, hammadde ve tekstil üretimi, etiketleme, ambalajlama, depolama, nakliye ve satış aşamalarındaki bütün faaliyetlerin çevresel ve sosyal sorumlulukla gerçekleştirilmesi için gerekli kuralları belirler. Standartta sosyal kriterler de önemli yer tutar; örneğin, sosyal ayrımcılık, zorla çalıştırma, aşırı çalıştırma, çocuk işçi çalıştırma yasaklanmaktadır. İki tür etiketleme yapılır:

Organik” etiketi: En az %95 sertifikalı organik lif içeren ürünler içindir. Kalan en fazla %5’lik kısım GDO’suz diğer konvansiyonel doğal lifler veya sentetik lifler olabilmektedir.

“%x Organik Malzeme ile Üretilmiştir” etiketi: En az %70 sertifikalı organik lif içeren karışım ürünler içindir. Kalan en fazla %30’luk kısmın %10’a kadarının sentetik-rejenere lif olmasına izin verilmektedir. Ancak, çorap, tayt ve spor giyim ürünlerinde istisna olarak %25’e kadar sentetik-rejenere lif kullanımına izin verilir.

Organik tekstil üretimi, GOTS tarafından yetki verilen bir sertifikasyon kuruluşundan alınan sertifika ile aynı kurumun uzmanlarının (sertifikerlerin) kontrolü altında, ilgili standartlara göre yapılır. Standart eklerinde belirtilen kurallara göre, yeşil-beyaz veya siyah-beyaz logo olacak şekilde iki tür etiket verilir.

Uluslararası kabul gören bir diğer organik tekstil standardı da Organic Exchange (OE)’dir. OE standartları, sertifikalı organik pamuk kullanılarak yapılan tekstil ürünlerinin içindeki organik elyaf oranının izlenebilirliğini kontrol eder ve organik pamuk ekim alanlarının arttırılması amacına yöneliktir. Bu bağımsız standardın iki modülü bulunmaktadır:

OE 100 Standardı: En az %95 sertifikalı organik pamuk içeren ürünler içindir. Kalan en fazla %5’lik kısım sentetikrejenere lif olabilmektedir.

OE Blended Standardı: En az %5 sertifikalı organik pamuk içeren organik lif karışımlı tekstil ürünleri içindir.

Ülkemizde ve Dünyada Organik Pamuk Üretimi

Organik pamuk üretimi dünyada ilk defa 1980’li yılların sonunda Türkiye’nin Ege bölgesi ile ABD’de başlamıştır. ABD’de başlangıçta hızlı artan organik pamuk üretiminin yavaşlamasıyla Türkiye 2000’de organik pamuk üretiminde 1.sıraya yerleşmiş ve 2006-2007 sezonunda dünya organik pamuk üretiminin %40’ını tek başına üretmiştir. 2007-2008 sezonunda Hindistan büyük bir artışla 1.sıraya ve Suriye 2.sıraya çıkınca Türkiye 3.sıraya düşmüştür. Textile Exchange (TE) tarafından yayınlanan 2011 Organik Pamuk Pazar raporuna göre, Çin 3.sıraya yükselerek ülkemiz (2010 üretiminde) 4.sıraya düşmüştür. Ancak aynı raporda ülkemiz organik pamuk üretiminin istikrarlı bir şekilde sürdüğü ülkeler arasında yer almaktadır.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü organik tarımsal üretim verilerine göre, 2009’da dramatik bir düşüş (11 897 ton) gösteren organik pamuk üretimimiz 2010’da toparlanma sürecine girmiş (18 042 ton) ve 2011’de büyük bir artış (33 606 ton) kaydetmiştir. Organik tarım üretiminin ağırlığı Ege’den GAP bölgesine kaymıştır. 2011 verilerine göre başlıca organik pamuk tarımı yapılan iller Urfa, Aydın, İzmir, Hatay, Denizli, Mardin, Manisa, Adana ve Adıyaman olup üretimin üçte ikisi Urfa’da gerçekleşmiştir.

TE 2011 verilerine göre 23 ülkede ciddi organik pamuk tarımı yapılmaktadır. Dünya organik pamuk üretimi 2005’e kadar çok yavaş, 2005-2010 arasında ise özellikle Hindistan’daki büyük artışın etkisiyle %500 artmıştır. Ancak, 2010-11 sezonunda dönem itibariyle dünya organik pamuk üretiminin %68’ini elinde tutan Hindistan’da meydana gelen %47’lik düşüşünün etkisiyle %37’lik dramatik bir düşüş olmuştur.

Ülkemiz organik pamuk üretimi son dönemde istikrarlı bir artış göstermektedir. Üretilen organik pamuğun büyük çoğunluğu “organik tekstil ürünü” haline getirilerek ihraç edilmektedir. Bu artışa paralel olarak, ülkemizde organik tekstil üretimi yapan firmalar ve organik tekstil üretimi de hızlı bir şekilde artmıştır. Tekstil alt sektörleri arasında en hızlı büyüme organik pamuklu mamullerde meydana gelmiştir.

Organik Tekstil Pazarı

Dünyada organik tekstil ürünleri pazarı da üretimi gibi çok hızlı büyümektedir. Bunda ünlü markaların organik ürün satış programları etkili olmaktadır. 6,8 milyar dolar satışın gerçekleştiği 2011 TE raporuna göre dünyada en fazla organik ürün satan ilk on firma şöyle sıralanmaktadır: H&M, C&A, Nike, Zara, Anvil Knitwear, prAna, Puma, Williams-Sonoma, Target, Otto Group. Bu firmaların organik ürün satış oranlarını daha da arttırmayı planladıkları belirtilmektedir.

Önümüzdeki yıllarda, bir yandan organik tekstil ürünlerine olan tüketici talebinin artması, diğer yandan da ünlü markaların organik ürün satış hedeflerini yükseltmesiyle pazardaki büyümenin devam etmesi beklenmektedir. Buna karşılık geçen yıllarda organik pamuk üretiminde meydana gelen üretim düşüşleri nedeniyle fiyatlarda dalgalanma ve buna bağlı olarak pazarda zayıflama olabileceği düşünülmektedir. Organik pamuk üretimini artırmanın önündeki en önemli engel olarak genetiği değiştirilmemiş kaliteli pamuk tohumu temininde yaşanan zorluklar gösterilmektedir. Bu nedenle, organik pamuk üretimindeki yavaşlamanın kısa süre daha devam edebileceği, ancak zamanla bu sorunun aşılarak üretimin ve pazarın tekrar büyüyeceği öngörülmektedir. Ülkemizde ise, organik pamuk üretiminin istikrarlı artışı nedeniyle yerli organik tekstil üreticilerinin de büyümeyi sürdürmeleri beklenmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir