(SE.) İPEK LİFİ

Tarafından | 26 Ocak 2017

KOZA PİŞİRME İŞLEMLERİ

İpek İplik Eldesi

İpek iplik eldesi kozadan ipek çekimi ile başlar. Önce flamentlerin bir araya getirilip onları doğal serisinleriyle bağlayarak kozalardan çıkrığa sarma işlemidir. Çekilen elyaf bükülerek değişik kalınlık, kat ve bükümlerde iplik hâline getirilir.

Kozaların Tasnifi

Hatalı koza, ipek çekimine elverişli olmayan ve bağlı olduğu türü göstermeyen kozadır. Bu kozalar ipek çekimi (filatür) sırasında kopma sayısının artmasına, ipek veriminin düşmesine, iş gücü ve zaman kaybına neden olduğundan istenmeyen kozalardır. Bu kozalar ezik, lekeli, ölü krizalitli, küçük, kükürtlü, küflü, formollü (formaldehitli), delik, ince gömlekli, şekilsiz, kaba (satenli), çifte kozalar askı hatalı kozalardır.

  • Ezik koza Askı döneminde ambalajlama ve taşıma sırasında ezilmiş olan kozalardır.
  • Lekeli kozalar: Lekeli kozalar dışı lekeli kozalar ve içi lekeli kozalar olmak üzere iki grupta incelenebilir. Kozalar askıdan alındıktan sonra ezilmiş veya askıda iken diğer böceklerin salgısı ile veya hastalıklı larva tarafından örülmüş ise dış kısmı lekelenir. Bu tip kozalara dışı lekeli kozalar denir. Bunun dışında, hastalıklı hayvanın ördüğü ve içinde lekeleri olan kozalar da vardır, bunlara içi lekeli veya “karabaş koza” denir.
  • Ölü krizalitli koza ( fondü): Bu kozalar çeşitli sebepler ile krizaliti ölmüş olan kozalardır.
  • Kireçli koza: Kozanın içerindeki krizalit kireç hastalığından ölmüş ise bu Şekildeki koza sallandığında taş gibi ses çıkarır fakat normal yağ kozalara göre daha hafif olur.
  • Kükürtlü koza: Özellikle larvanın son yaşında kireç hastalığına karşı kükürt dioksit mücadelesi yapılmış ise örülen koza gevşek olur ve çekim sırasında tavaya atıldığında suyu içine çeker ve ipek çekimi güç olur. Bu Şekildeki kozaların ipeğinin mukavemeti de düşük olur
  • Küflü koza: Kozalar fazla rutubetli yerlerde bulundurulmuş, sıcak su ve buhar ile boğulmuş veya iyi bir kurutma işleminden geçirilmemişse mantarlar yüzünden küflenir. Bu şekildeki küflü kozaların dış yüzeyindeki küfler kolayca görülür.
  • Formollü (formaldehitli) koza: Bazı ipek böceği hastalıklarının önlenmesi amacı ile besleme odaları formaldehit ile dezenfekte edilir. Özellikle koza örme sırasında bu şekilde dezenfekte edilmiş ise kozanın rengi formaldehitin etkisi ile değişir ve ipeğin mukavemeti düşer. Formaldehitin etkisi ile rengi değişmiş ve mukavemeti düşmüş olan bu çeşit hatalı kozalara formollü veya formaldehitli koza denir
  • Delik koza: Kelebeği kozayı delip çıkmış veya başka sebepler ile gömleği delinmiş kozalara verilen isimdir.
  • İnce gömlekli koza (çıtır koza): Çeşitli sebeplerle koza gömlekleri iyi olmamış, kolay ezilen kozadır.
  • Şekilsiz koza: Irkına has özellikleri göstermeyen, uygun olmayan çevre şartlarında örülmüş kozadır,
  • Kaba koza (satenli koza): Örgüsü seyrek, ipek tabakları birbirine iyi bağlanmamış, yüzeyi yumuşak ve havlı kozadır. Genelde ince olan bu kozalar çekim sırasında suyu kolayca çeker ve dibe çöker.
  • Çifte koza: Birden fazla larvanın birlikte ördükleri kozadır. Bu kozalar ipek birbirine karıştığından kolay çekilemez. Besleme ve ortam şartlarının çifte koza yapımına etkisi varsa da bazı ırklarda örneğin Çin ırklarında, çifte koza örmeğe meyil daha fazladır. Çifte kozalar normaline göre daha büyüktür

Koza Öldürme (boğma) Yöntemleri

  1.  Güneş ışığında öldürme
  2.  Buharda öldürme
  3.  Sıcak havada öldürme
  4.  Soğuk havada öldürme
  5.  Radyo dalgaları ile öldürme
  6.  Kızıl ötesi ışınlarla öldürme
  7.  Kimyasal maddelerle öldürme

Koza Pişirme İşleminin Amacı

Koza kaynatma ve pişirmeden amaç kozada ipek liflerini (fibroin) tutan serisini sıcaklık ve su yardımı ile yumuşatarak ipeğin çekilir duruma getirilebilmesidir.

Ham ipek fibroin ve serisin olmak üzere farklı iki proteinden meydana gelmiştir. Kimyasal yapılarındaki amino asitlerin oranlarının değişikliğinden dolayı serisin sıcak suda kolayca çözündüğü hâlde fibroin çözünmez. Bu işlem ipek elyafının kolay bir şekilde elde edilmesini mümkün kılmaktadır. Ancak kozanın çeşitli tabakalarında serisinin çözünürlüğünün farklı olması, koza pişirme işleminde sorun yaratmaktadır. Bu sorun koza kabuğunun kalınlığı, ipek miktarının fazlalığı, lifin inceliği ile artmaktadır. Ayrıca pişirme işleminde, önceki krizalit öldürme ve koza kurutma sırasında kozaların uzun süre yüksek sıcaklıkta kalmasından dolayı koza kabuğunun sertleşmesinin de önemli rolü vardır. O nedenle koza pişirme işleminin istenilen şekilde yapılması gerekir.

Kozaları, Koza Pişirme Makinesinde Pişirme

Koza pişirmede iki farklı yöntem uygulanmaktadır:

1: Yüzer sistem

Yüzer sistem koza kaynatma: Yüzer sistemde kozalar sıcak suda kaynatılarak hemen çekilir. Bu yöntemde koza içine %95‘in altında su dolduğundan kozalar, kaynatma suyunun üzerinde yüzer. Bu sisteme dayalı pişirmenin en basiti açık kapta pişirmedir. Bu pişirmede alttan ısıtılan içi su dolu çanak, toprak veya metal kaplar kullanılır. Kaynatılan suya kozalar konur ve üstten bastırılır.

Kozalar hafif saydam bir görüntü aldığında pişirmeye son verilir. Eski basit işletmelerde uygulanan bu yöntemde kozaların dış kısmı daha fazla su ile karşılaştığından daha iyi pişer, iç kısmı yeterince pişmeyebilir. İç kısmın da iyi pişmesi için daha uzun süre tutulduğunda ise üst kısım aşırı derecede pişirilmiş olur. Her iki durumda da ipek iyi çekilemez ve artık ipek oranı artar.

2: Batık sistem

Batık sistem koza kaynatma: Bu sistemde kozalar %97‘nin üzerinde su içerdiğinden pişirme suyu içine batar. Dolayısıyla çekim banyosu içinde de banyoya gömülmüş hâldedir. Bu yöntem, en uygun koza kaynatma yöntemidir. Çünkü kozanın dışı ve içi yeterince piştiğinden kozadan lif çekimi muntazam olur. Koza kaynatma ve çekim sistemleri üzerinde yapılan araştırmalar koza kaynatmada uygulanan yöntemler ile ipek çekimi sırasında kozaların durumlarının çekilen ham ipeğin kalitesine önemli etkileri olduğunu göstermiştir.

Ayrıca ipek çekimi sırasında çekim suyuna batmış hâlde bulunan kozaların yüzer hâldeki kozalara göre daha kolaylıkla ipek verdiği gözlemlenmiştir. O nedenle koza pişirme sırasında kozadaki havanın su ile yer değiştirmesi sonucunda kozaların batmasının uygun olduğu anlaşılmıştır. Kozaları su içine batırılarak pişirme, içinde 83–93°C‘de su bulunan kapalı kaplarda yapılır. Kozalar önce bu kaplarda kısa bir süre (2–4 dakika) kaynatılır. Daha sonra kapak açılarak bir süre kaynatmaya bu şekilde devam edilir. Sonra sıcak su boşaltılarak kaba soğuk su konur ve kozalar su ile doyurulur. Bu işlemin sonunda kaynatmaya kapalı olarak devam edilir. Kaynama sonunda kozalara tekrar soğuk su ile muamele edilir. Kaynatma işlemi sonuçlandırılır. Bu yöntemle kaynatılan kozalar %97 kadar su içerdiğinden ipek çekimine uygun hâle gelmiş olur.

KOZADAN İPEK FİLAMENTİNİ ÇEKME İŞLEMLERİ

İpek Çekim Sistemleri

İpek çekimi, istenen numarada iplik elde edilmesi için belli sayıdaki kozadan gelen ipek tellerinin bir araya getirilerek sarılmasıdır. İpek çekilmesinde günümüzde en çok iki sistem kullanılır:

  • Fransız sistemi: Bu sistemde iki grup kozadan gelen teller alınır, iki kere bükümde geçtikten sonra 2 ayrı porselen kılavuzdan geçerek çıkrıklara sarılır.
  • İtalyan sistemi: Bir grup kozadan gelen teller bir filament iplik hâlinde ve kendi üzerinde büküm aldıktan sonra çıkrıklara sarılır. Liflerin çıkrığa gelmeden bir döner huniden geçerek büküm kazandığı veya çıkrığın sarmanın yanında bir de dönme hareketi yaptığı sistemler olsa da bugün için önemleri kalmamıştır. Eski tip çıkrıklar el ve ayak kullanarak döndürülür. Halk arasında tepme olarak adlandırılır. Günümüzde küçük işletmelerde kullanılan ipek çekimi tesislerinde (Halk ağzında “mancınık” adı verilmektedir.) bile çıkrıkların hareketi motor gücüyle sağlanmaktadır. Daha büyük ipek çekimi işletmelerinde ise çok gözlü (uçlu) veya otomatik ipek çekim makineleri kullanılmaktadır ve bunlara halk ağzında “filatür makinesi” denilmektedir.

İpek Çekim işlemi

Elle veya mekanik olarak uçları bulunan kozalar, çekim işlemi için çekim banyosuna alınır. Çekim makinesinin tipine göre çekilecek ipeğin denyesi makine tarafından otomatik olarak veya çekilen koza sayısına göre işçi tarafından ayarlanır.

İstenilen denyeye göre birkaç kozanın ipeği birleştirilerek önce iplik kılavuzundan geçirilir. Bu kılavuz porselenden yapılmış bir düğme veya iç içe geçmiş iki tüpten (jette boute) ibarettir. Bunlardan içteki tüp sabit, dıştaki ise hareketlidir. Bu iç içe iki tüp otomatik çekim makinelerinde bir iplik yakalayıcısı ile birleştirilmişlerdir. Bu kısımdan veya kılavuzdan geçen ipek, kendi üzerinde büküm kazandıktan sonra çıkrığa sarılır.

Kılavuzdan geçen ipek, önce birinci sonra ikinci makaradan geçtikten sonra büküm verilerek üçüncü makaradan ve daha sonra dağıtıcı kılavuzdan geçirilerek çıkrığa sarılır. Bu tip çekimdeki büküme taveleta (tavelletta) büküm denir.

Elle çekilen ipeğin denyesini sabit tutmak için ucu bulunmuş yeni bir kozanın ipeği, çekim banyosundaki ipek balonuna elle verilmek sureti ile yapılır. Makine ile çekimde ise ucu bulunmuş koza, elle veya mekanik bir sistemle çekim banyosuna verilerek yeni uç çekilen ipeğe yakalayıcı kılavuz tüp ile bağlanır.

Çekim sırasında ham ipeğin büküm kazanması, ipeğin kılavuzdan geçtikten sonra makaralardan geçerken birbiri üzerine sarılması ile oluşur. Çekilen ipeğe verilen büküm, kozalardan gelen her bir ipek lifinin bir arada düzgün, serisin ile birlikte sıkı bir şekilde tutulmasını ve çekim banyosundan gelen suyla doymuş durumdaki ipek liflerinin suyunun uzaklaştırılmasını sağlar. Eğer ham ipeğe büküm verilmezse gevşek bir biçimde tutulan liflerde kopma meydana gelerek dokuma ve iplikte hoş görülmeyen havlara neden olur. Ayrıca suyun uzaklaştırılmamasından dolayı çıkrığa sarılan ipekte serisin kalıntılarının oluşturduğu sert bölgeler meydana gelir. Kısacası büküm ipeğin birbirlerine bağlanmasını sağlar ve parlaklık kazandırır.

İpekte şambon (chambon) ve taveleta (tavelletta) olmak üzere iki tip büküm vardır. Bunlardan şambon tipi büküm iki ayrı kılavuzdan geçen iki ayrı ipek ipliği bir birleri ile birkaç kez sarıldıktan sonra ayrı dağıtıcı kılavuzlardan geçerek çıkrığa sarılır. Sol iplik kılavuzundan geçen ipek sağ çıkrığa, sol iplik kılavuzundan geçen ipek ise sağ çıkrığa çapraz olarak sarılır. Bu tip büküm genellikle el ve ayak gücü ile çalışan ipek çekim sistemlerinde kullanılmıştır. Modern çekim makinelerinde şambon tipi büküm yerine tavelletta tipi büküm kullanılmaktadır ki bu tip büküm, ipeğin kendi üzerinde sarılması ile oluşur.

İpek çekim işleminde son işlem, ipeğin dağıtıcı kılavuzdan geçtikten sonra çıkrık veya makara üzerine sağa sola hareket ile sarılmasıdır. Çıkrık veya makaralar direkt çekim yapan makinelerde 148-150 cm çevreye sahiptir. Diğer makinelerin çevresi ise 60–65 cm‘dir. Daha ilkel çekim makinelerinde ise çıkrık çevresi değişik olabilir. Bunlar tahta, alüminyum veya sert plastikten yapılmışlardır. İpek çekim işlemi, koza liflerinin çeşitli kademelerden geçtikten sonra çıkrığa (makaraya) sarılması ile tamamlanır. İpek çekim işlemi en basitten otomatiğe kadar aynı şekilde yapılır. Yani ucu bulunmuş kozalar ya doğrudan doğruya bir çıkrığa sarılır veya birden fazla çekim gözü içeren makinelerde her göz için aynı şekilde yapılır

İpek Çekim Makineleri

İpek çekim makineleri gelişmelere göre Şu Şekilde sınıflandırılır:

  •  El, ayak ve motorla çalıĢan ipek çekim makineleri
  •  Çok gözlü ipek çekim makineleri
  •  Otomatik ipek çekim makineleri

İPEK İPLİK TERBİYE İŞLEMLERİ

Ham ipek üzerinde bulunan serisin tabakası ipeğe sarımsı bir renk ve sert bir tutum verir. İpeğin kendine has yumuşaklığına ve parlaklığına sahip olabilmesi için serisin uzaklaştırma, beyazlığa sahip olabilmesi için ağartma ve bu işlemler sırasında kaybettiği ağırlığı kazanabilmesi için ağırlaştırma işlemi yapılır..

İpekte Serisin Uzaklaştırma

Ham ipek ipliğinde fibroin, serisin tabakası ile kuşatılmıştır. Serisin, fibroin kısmının güzel parlaklığını örter, sarımsı bir renk verir ve gevrek bir tutum kazandırır. İpeğin kendine özgü yumuşaklığa, parlaklığa, beyazlığa, dökümlülüğe sahip olması için serisinin uzaklaştırılması gerekir. Serisin tamamen uzaklaştırılabileceği gibi kısmen de uzaklaştırılabilir.

Serisini Uzaklaştırma İşleminin Yapılışı

Serisin şu yöntemlerle giderilebilir.

  • Sabun ile serisini uzaklaştırma
  • Enzim ile serisin uzaklaştırma

İpeğin Ağırlaştırılması (Şarjlama)

Eskiden ipek iplik ve kumaşların satışı, genellikle tartarak yapıldığından ipek iplik veya mamul satıcıları, mamullerinin mümkün derece ağır olmasını sağlamaya çalışırlardı. Hâlbuki serisini uzaklaştırılan ham ipek, bu işlem sonucu % 18–30 kadarlık bir ağırlık kaybına uğramaktadır. Önceleri bu ağırlık kaybını telafi etmek daha sonraları ipekli mamullere ham hâlinden bile daha fazla bir ağırlık kazandırmak için özel bir terbiye işlemi geliştirilmiştir ki bu işleme “şarj” veya “ağırlaştırma” denir.

Ağırlaştırma İşleminin Amaçları

Şarj sırasında kullanılan maddeler, ipek liflerinin içine nüfuz edip fibroin makro moleküllerine bağlandıklarından aynı zamanda liflerin bir miktar şişmesini de sağlamaktadır. Bu nedenle, iyi şarj görmüş bir ipliğin ve mamullerin dolgunluğu, zenginliği de artmaktadır. Şişen, ağırlaşan liflerin örtme yeteneği de artacağından sonuçta birim alan ve ağırlıkta bir ipekli mamul için gerekli ipek lifi miktarı azalmaktadır. Bu ise maliyeti düşürmesi ve kısıtlı ipek lifi üretimine rağmen ipekli mamul üretimini artırması bakımından önemli ekonomik yararlar sağlamaktadır.

Belirli sınırları aşmamak kaydıyla yapılacak iyi bir şarjın sağladığı bu yararlara karşılık aşırı ve yanlış bir şarjın da önemli sakıncaları vardır. Aşırı şarj sonucu ipekli mamullerin güzel tutumu kaybolmakta hatta fazla sertleşen mamulün bir apre kırma makinesinden geçirilmesi gerekmektedir. Fakat daha önemli olan sakınca liflerin ve dolayısıyla mamulün dayanımlarının düşmesidir. Bu dayanım düşmesine paralel olarak bazen makro moleküllerde ani bir parçalanma meydana gelmektedir. Bu nedenle aşırı şarj görmüş ipliklere tecrübeli ipekçiler “dinamitlenmiş mamul” demektedirler.

Ağırlaştırma Yöntemleri

İpek liflerinin şarjı çok değişik şekillerde yapılabilmektedir. Bu çeşitli yöntemleri 3 ana grupta toplamak mümkündür:

  1. Anorganik şarj (charge minerale): Liflerin birbiri ardınca uygun kalay,· fosfat ve sonunda da silikat tuzlarıyla muamelesi esasına dayanan bu yöntem, uygulanan en yaygın şarj şeklidir.
  2. Bitkisel şarj (charge végétale): Liflerin mamul ağırlığının % 150-250’si· kadar tannen, meşe mazısı özü gibi maddeler içeren flottelerle muamelesi esasına dayanan bu yöntem, daha ziyade siyah ve koyu tonlarda boyanacak mamullerde belirli bir uygulama alanı bulabilmektedir.
  3. Karışık şarj (charge mixte): Yukarıda belirtilen iki yöntemin bir· karışımı olan karışık şarjda mamul önce tannen cinsinden bir bitkisel maddeyle sonra da kalay ve fosfat tuzlarıyla muamele edilmektedir (Veya önce kalay ve soda ile muamele edildikten sonra boyanmakta ve son olarak da bitkisel şarj maddeleriyle muamele edilmektedir.)

İpek Avivaj İşlemi

İpekli mamullere istenen tutumu kazandırmak için mamuller boyamadan sonra bir avivaj işleminden geçirilir. Esasında tekstil terbiyesinde avivaj denilince liflerin veya ipliklerin tutumlarını, iplikçi ve dokumacıların çalışmasını kolaylaştıracak şekle getirmek için yapılan terbiye işlemleri anlaşılmaktadır. Hâlbuki ipekli mamullerde avivaj ipliklere uygulandığı kadar kumaşlara da uygulanmaktadır. Burada söz konusu olan avivaj, bir çeşit tutum apresidir.

Avivaj işlemi işletmelere göre değişen şekillerde yapılmaktadır.

  • Zeytinyağlı avivaj
  • Sert tutum kazandıran avivaj
  • Yumuşak tutum kazandıran avivaj
  • Hışırtılı (gıcırdayan) tutum kazandıran avivaj

İpek İplik Çeşitleri

Kesiksiz elyaf hâlinde kozalardan çekilerek birkaç telin bir araya getirilerek katlı büküm işleminden geçen veya bir grup kozadan gelen tellerin flament iplik hâlinde kendi üzerinde büküm alarak oluşturduğu kesiksiz ham ipek flamentlerine ibrişim denir. İbrişimler tek başına veya katlanarak iplik oluşturabilir. İpek ipliklerinden bazıları şunlardır.

  1. Tek ipek iplik: Tek iplik oluşturmak için üç ile sekiz arasında ipek flamenti birlikte bükülür. Gevşek bükümlü tek iplikler, cm‘de iki ya da daha üç büküm içerir ve esas olarak birçok ipek kumaşta atkı ipliği olarak kullanılır. Yüksek bükümlü tek iplikler, cm başına çok daha fazla sayıda büküm içerir ve ince kumaşların yapımında kullanılır.
  2. İpek atkı ipliği, tram (ibrişim) ipek: İpek ticaretinde dokuma kumaşlarda atkı ipliği olarak kullanılan ipek ipliklerdir. Tram (ibrişim) ipek de denir. Bu iplikler sadece atkı ipliği olarak kullanılır. Birlikte çekilen iki veya daha fazla iplikten oluşan ve cm‘de 2 veya 4 bükümle bükülen ipekli ipliğin yanı sıra 2 ya da 4 bükümlü tek ipliklerin yaklaşık 1–2 büküm/cm gibi hafif bir bükümle birleştirilmesi ile de elde edilir. Özellikle krep ipek kumaşlar için büküm sayısı artırılabilir. Tafta gibi özel sık bükümlü, yaklaşık 12 büküm/cm‘lik iplik kullanan kumaşların haricînde nadiren 2 büküm/cm‘den fazla bükülür. İpekli atkı ipliğine ibrişim ipek de denir ancak ibrişim terimi ham ipek flamentler için kullanılan genel bir deyimdir.
  3. Vual ipek ipliği: Bu iplik vual gibi ince, şeffaf krepler için kullanılır. Üç adet bükümsüz tek ipliğin cm başına 16–18 S (inç başına 0- 45 S) büküm içerecek şekilde bileştirilmesi ile oluşur
  4. Krepdöşin ipek ipliği: Bükümsüz bir çift ipek ipliğinin 27–30 büküm/cm ile S veya Z yönünde bükülmesi ile elde edilen katlı ipek ipliğidir. Sonuçta çok ince, sağlam, elastik, çözgü ipliği olarak krep tipi kumaşların yapımında kullanılan iplikler elde edilir.
  5. Organze ipek ipliği: Yüksek bükümlü ipek ipliklerinin katlı bükülmesi ile elde edilen çözgü ipliğidir. Her biri Z büküm içeren, üç veya dört tek iplikten oluşur. Bu iplikler birbirleriyle S bükümle, cm başına 4,72–7,87 (inç başına 12 ila 20) arasında büküm verilerek birbirlerine daha sıkı geçmeleri böylece daha sert ve dayanıklı iplik oluşturmaları sağlanarak bağlanır.
  6. Grena din ipek ipliği :Yaklaşık 14 Z büküm/cm büküm verilmiş 3–4 veya 5 tek katlı ipek ipliğinin birbirleriyle cm başına 10–14 arasında S büküm ile birleştirilmesinden oluşan ipliklerdir. Bu iplikler, yüksek büküm sayısına sahip olmalarına rağmen yine de incedir. Organze, grenadin gibi ince, şeffaf kumaşların yapımında kullanılır.
  7. İkiye iki grena din ipek: Bir çit bükümsüz ipek flamentinden oluşan ve her biri yaklaşık 14 büküm/cm ile Z yönünde büküldükten sonra iki kat ipliğin 10–14 büküm/cm ile S yönünde birleştirilmesinden oluşan ipek ipliğidir. Bu iplikler netice itibari ile grenadin ipliklere çok benzer ancak daha ağırdır. Ağırlıkları, yapıları ve yüksek bükümleri krep kumaşlar için tercih edilmelerini sağlar.
  8. Kompansene S ipek ipliği: Bu iplik, her biri bir çift bükümsüz iplik flamentlerinin bir tanesi S yönünde diğeri Z yönünde 16–18 büküm/cm olarak bükülmesi ve bu bükülmüş çiftlerin birbirleri ile S yönünde 2 büküm/cm ile bükülmesi sonucunda oluşur. Bu zıt büküm yönleri giriftliği önler, bunun yanında elastiklik verir. Bu yüzden, genellikle örme kumaşlar için kullanılır.
  9. Krep ipek ipliği: Bazı krep kumaşlar, ipek krep ipliklerden yapılır. Bu iplikler her biri bir çift olan bükümsüz tek ipliklerden oluşur. Bir çift 24–34 büküm/cm S büküm ile diğeri ise aynı sayıda Z büküm ile büküldükten sonra birbirleriyle 1–2 büküm/cm S büküm içerecek şekilde birleştirir. Elde edilen krep ipek iplikleri atkı veya çözgü ipliği ya da ikisi birlikte tüm krep kumaş çeşitlerinde kullanılır.
  10. Şantung ipek ipliği: Yüzeye canlı bir görünüş veren, çok düzensiz iplik efektlerine sahip kaba tussah (yabani) ipek ipliğidir.
  11. Sonsuz ham ipek ipliği: Eğrilmiş olmayan, sonsuz hâlde bulunan ham ipek flamenti ya da bundan oluşan ipliktir.
  12. Eğirilmiş ipek ipliği: Kesiksiz bir ipek flamenti çekimi için uygun olmayan kozalardan veya işlem artıklarından elde edilen döküntü ipek elyafından kamgarn (taranmış yün iplikçiliği) sistemine benzer şekilde eğirilen kesikli ipek iplikleridir.
  13. Deşe ipek ipliği (floret. Şap): Deşe ipek ipliği, ipek filament üretiminde kullanılmayan defolu materyallerden elde edilen deşe ipekten üretilen ipliklerdir.
  14. Buret ipek ipliği: Buret ipek ipliği, deşe ipek ipliğinin üretilmesi sırasında dökülen kemlinglerden elde edilen ipliktir. Kamgam sistemine benzer bir şekilde elde edilen orta incelikte, kaba tabii ipek iplikleri genelde gayri muntazam, küt şekilli ve nopelidir.
  15. Grege ipek ipliği: İpek böceği kozalarından kesiksiz elyaf hâlinde çekilen ipekler, gerekli iplik kalınlığına bağlı olarak 3–10 tanesi birlikte sarılır. Belirli katlı büküm verilerek elde edilen, bu şekildeki ham ipek ipliklere grege ipeği denir. Ham ipek ipliğinde, fibroin, serisin tabakası ile kuşatılmıştır. Serisin, fibroin kısmının güzel parlaklığını örter, sarımsı bir renk verir ve gevrek bir tutum kazandırır. İpeğin kendine özgü yumuşaklığa, parlaklığa, beyazlığa, dökümlülüğe sahip olması için serisinin uzaklaştırılması gerekir.
  16. Perl ipek ipliği: Düşük değerdeki kozalardan elde edilen “grege” ipliklerden oluşan ve leonik ipliklerde nüve (çekirdek) olarak kullanılan, atkılık ipek ipliğine benzer katlı bükülmüş doğal ipektir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir